Diyanet Işleri Başkanı Erbaş, Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde...

Diyanet Işleri Başkanı Erbaş, Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde Hutbe Irad Etti

diyanet işleri başkanı erbaş, ahmet hamdi akseki camii’nde hutbe irad etti

16 Mart 2019 - 22:38

    Diyanet İşleri Başkanı Prof.

Dr.

Ali Erbaş, Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde irad ettiği Çanakkale Zaferi konulu hutbesinde, Yeni Zelanda’da yaşanan menfur saldırıyı lanetleyerek, şehit olan Müslümanlara rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Muhterem Müslümanlar! Vatan, insanın huzur ve güven içinde yaşadığı, hür olmanın şerefini taşıdığı topraktır.

Vatan, aynı değerler uğruna baş koyanların, aynı ideallerle geleceği inşa edenlerin yurdudur.

Vatan, dinini, milletini, şeref ve izzetini korumak için şehadet şerbeti içenlerin, gazi olup varlığından geçenlerin emanetidir.

Bu emanete sahip çıkıp onu savunmanın karşılığı ise özgürlüktür.

Kardeşlerim! Allah’ın korunmasını emrettiği mukaddes değerler uğruna can vermenin adı olan şehitlik, dinimize göre en yüce makamlardan biridir.  Çünkü şehit; din, vatan, millet, devlet ve istiklal uğruna anadan, babadan, yârdan, evlâttan hâsılı tüm sevdiklerinden ayrılmayı göze almış, mukaddesatı uğruna gözünü kırpmadan canını feda etmiştir.

Bu eşsiz fedakârlığının mükâfatı ise Yüce Rabbimizin sonsuz iltifatına ve ikramına mazhar olmaktır.

Cenâb-ı Hak şehidin ulaşacağı bu yüce makamı şöyle haber vermektedir: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın! Bilakis onlar diridirler; Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar.

Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.” Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ise şehidin ahiretteki durumunu şöyle ifade buyurmuştur: “Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez.

Sadece şehit, gördüğü itibar ve ikram sebebiyle dünyaya geri dönmeyi ve onlarca kez yeniden şehit olmayı ister.” Kardeşlerim! Ecdadımız, Allah’a olan imanları, vatana olan sevdaları, cesaretleri ve fedakârlıklarıyla üzerinde yaşadığımız bu toprakları asırlarca korumuştur.

Çanakkale zaferi, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla bir milletin omuz omuza vererek üstlendiği büyük mücadelenin adıdır.

Çanakkale, ismini Sevgili Peygamberimizden alan kahraman Mehmetçiğin, imanından aldığı güçle bütün dünyaya “Çanakkale Geçilmez” diye haykırdığı, tertemiz alnından vurulup toprağa düştüğü yerdir.

Yüreği sarsılmaz bir imanla dolu olanların, kalbi vatan aşkıyla çarpanların yedi düvele karşı bütün yokluk ve imkânsızlıklara rağmen kazandığı zaferdir Çanakkale.

Aziz Kardeşlerim! Çanakkale savaşı bize bir kez daha göstermiştir ki; Allah’ın rızasını kazanmak, i‘lâ-yi kelimetullahı yeryüzüne hâkim kılmak için çarpan yürekler asla ve asla esaret altına alınamayacaktır.

Yurdumuzun üstünde tüten en son ocak sönmeden rengini şehidin kanından alan al bayrağımız asla inmeyecektir.

Şehadetleri dinin temeli olan ezân-ı Muhammedi hiçbir zaman dinmeyecektir.

Bu uğurda gerekirse nice canlar verilecek ancak mabedimizin göğsüne nâmahrem eli değmeyecektir.

Hakka tapan milletimizin birlik ve beraberliğine göz dikenler asla ve asla muvaffak olamayacaktır.

Aziz Kardeşlerim! Bugün bizlere düşen, Çanakkale’de şahlanan o muazzam ruhun idrakinde olmaktır.

Bizi biz yapan, bizi millet yapan değerlerimizin etrafında kenetlenmek, onları nesillerimize aktarmaktır.

Şehit ve gazilerimizin emaneti olan mukaddesatımızı aynı bilinç ve idealle yarınlara taşımaktır.

Unutmayalım ki, millet olarak birlik, beraberlik ve kardeşlik şuurunu diri tuttuğumuz, değerlerimize sahip çıktığımız müddetçe karşı koyamayacağımız hiçbir hain saldırı, kazanamayacağımız hiçbir mücadele, elde edemeyeceğimiz hiçbir zafer yoktur.

Kıymetli Müslümanlar! Mehmet Akif Ersoy’un şu beytinde ifade ettiği gibi  “Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber” diye seslendiği şehitlerimize Rabbim rahmet eylesin.

Gazilerimizden vefat edenlere rahmet, hayatta olanlara hayırlı ömürler ihsan eylesin.

Kardeşlerim! Yeni Zelanda’da müminlerin bayramı olan Cuma gününü hüzne çeviren, ibadet halindeki Müslüman kardeşlerimize düzenlenen menfur saldırı hepimizin yüreğini sızlatmıştır.

Şu husus iyice bilinmelidir ki, dünyanın neresinde olursa olsun, kimden gelirse gelsin, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, mabetlerimize, Müslümanlara ve insanlığa hiçbir saldırı asla kabul edilemez.

Bu gibi provokatif hadiseler karşısında akl-ı selim ile hareket etmek Müslümanların şiarındandır.

Bu menfur saldırıyı yapan hain ve katilleri lanetliyor, şehit olan kardeşlerimize Rabbimden rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Cenâb-ı Hak her türlü bela ve musibetten ümmet-i Muhammed’i muhafaza eylesin.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
2019 YILI İHTİSAS KURSUNA, KURSİYER SEÇİMİ YAZILI SINAVI SORU ve CEVAPLARI
2019 YILI İHTİSAS KURSUNA, KURSİYER SEÇİMİ YAZILI SINAVI SORU...
Edirne'de Hafızlık Yarışması Bölge Finali
Edirne'de Hafızlık Yarışması Bölge Finali