Van Il Müftü Yardımcısı Sacit Emiri’den Kadir Gecesi Mesajı

Van Il Müftü Yardımcısı Sacit Emiri'den Kadir Gecesi Mesajı

van il müftü yardımcısı sacit emiri'den kadir gecesi mesajı

19 Mayıs 2020 - 00:55

BİR ÇİFT GÖZ:

 

Yer Mekke… Aslında mekân kâinattı ve beklemedeydi. Her zamanki gibi bir gün değildi. İçinde inanılmaz bir sevinç, neşe, mutluluk hissediyordu. İçi içine sığmıyordu. Açtı çift penceresini… Gözlerini açtı... Evet, bir çift göz, geçmişi gören, anıda heyecanla bekleyen… Önce Kâbe’ye baktı bir göz gezdirdi ama yoktu… Neredeydi ki… Mekke’nin 6 km ötesinde Kâbeyi de gören yerde… Evet, buradaydı yalnızdı… Gülümsedi. Sevdiğim buradasın dedi… Sonra etrafı süzdü… Her şey ne kadar huzur doluydu bu gün… Bir olağanüstülük vardı… Kuşlar farklı ötüyordu, gökyüzü ışıl ışıldı… Güneş farklı parlıyordu… Tekrar sevdiğine, uzunca bir süredir beklediğine baktı… Nasılda geçmişti zaman… Ne acılar görmüştü… Âdemin ektiği tohumu az önce görmüştü… Çatlamıştı toprak, filiz ha çıkardı başını güneşe, ha çıkaracak. Heyecanlıydı kalbi yerinden fırlayacak gibiydi… Ne kadar da hasret kalmışız sana dedi içinden…

Arayıştaydı, zaten Hira arayış demekti… Daha önce Zeyd’e kucak açmıştı... Şimdi kâinatın Efendisine… O’nun arayışı Zeyd gibi bireysel değildi. O’nun arayışı insanlığın hakikat arayışı idi. Arayışın sonu Risalet görevine hazırlık için de yalnızlık ona sevdirilmişti. Mekân olarak da dağlar O’na arkadaşlık etmişti. Hira da sükûnet ve huzur vardı. Bazen birkaç saat bazen de birkaç gün kalıyordu. Ne zaman fedakâr, vefalı eşi Hatice evde ona bir şeyler hazırlayıp yola çıksa, Hira’da bunu hisseder, dağın eteklerine tırmanmaya çalışan Hatice’sinin yanına iner, yorulmasını istemezdi. Hatice de eşinin bu arayışında sabırla hep yanında oldu. Çünkü O’nu bir başka seviyordu. Onun huzuru ve sükûnu idi.

Hava sıcak toz bulutu… Gök ise yağmuru haber veriyordu… Yağdı yağacak ve her yer temizlenecekti… Öyle ya! Beklenen Temiz ve Kerim olan ilahi Kelam… Getiren aslı nur Cebrail Aleyhisselam… Getirilen yeryüzünün Efendisi; Cismi insan aslı nur, Muhammed Aleyhisselam... Birden içini heyecan kapladı çift gözün… Tanıklık edecekti ana ve ulaştıracaktı haberi çağlara… Evet, bekleyecekti beklemeliydi de… Çünkü bu gün sıradan bir gün değildi… Zaman nasıl da şarıl şarıl akan bir şelaleye dönüşerek Ramazanın 27. günü olmuştu. Akşama doğru ilerledi vakit, özel bir pazartesi gecesi idi. Çift göz başını kaldırdı; Yıldızlar ışıl ışıldı ayı kıskandırırcasına. Şu lacivert yıldızı nasılda neşeliydi, neredeyse Hira’ya iniverecekti. Hepsi tarihe tanıklık edercesine yarışıyordu tek sıra halinde.

Hira’da heyecan vardı… Rüzgâr farklı esiyordu bu gece. O’nun yüreği bilmediği bir heyecanla doluydu. Sanki bir tohum saçılacak ve bu tohum hakikat çiçeği olup dünyayı sarmalayacaktı. Bu gece insanlığın miladı olacaktı. Gecenin yarısı geçmişti… Zaman seher vaktine doğru ilerliyordu… Birden kuşlar ötmeye başladı, etrafı gül kokusu kapladı. Artık hakikat güneşinin ışık hüzmeleri; kâinata yayılmaya başlamıştı. Yerde heyecanlı bir bekleyiş, gökte heyecanlı bir titreyiş… Gökten yeryüzüne ikramlar gelecekti. Her taraf sessizliğe büründü.

Birden gök yarıldı… O ne müthiş bir gelişti. Cebrail güzeller güzeli kulla buluşmanın heyecanını yaşıyordu. Aldı Cebrail ismi göklerde Ahmed olanı, kucakladı şefkatle, seslendi sesi kâinatta yankılandı.

Oku!      

O ürperdi titredi,

Ben okuma bilmem dedi.

Bir daha, bir daha kucakladı iç âlemindeki tohumları çiçek açmaya başladı. Toparlandı.

Neyi okuyayım! Oku! Seni bir damla sudan yaratıp yaşatan Rabbinin adı ile oku! Oku! O öyle cömerttir ki insana kalemle yazmayı ve bilmediğini öğretti.

Ana tanıklık eden çift göz irkildi; “İnsana bilmediğini öğretti.” hatırladı. Âdem yaratıldığında da Rabbi ona bütün esmayı ve her şeyi öğretmişti. Evet, tekrar mı ediyordu zaman. İnsanlık yeniden mi Âdem’e dönüyordu. Neyse bekleyecekti ve görecekti… Döndü baktı Ahmed’e hızlıca yol almış, Hatice’nin kucağında tir tir titriyordu.

Beni örtün, beni örtün diyordu!

Hatice her zaman ki olgunluğu ile O’nu teselli ediyordu. Çift göz döndü baktı tohuma, filiz başını çıkarıp yüzünü güneşe vermişti. Sahi ne idi bu gece… Kadir Gecesi… Bin aydan daha hayırlı... Bir insan ömrüne denk… Bir geceyi bir ömre bedel kılan gece… İnsanlığın yeniden inşası. Rabbimizin bizi muhatap alarak bize umudu aşılayan ve ümidi dipdiri tutan gece… İnsanlık tarihinin en kıymetli zamanı. Hayat yeniden başlıyordu. Sanki sıfırlanmıştı Çift göz!

Evet… Dostlar! Sizler gecenin kadrini düşünürken ben o geceye özlemimi ve yakarışımı Şevki’yi Hani’nin mısralarıyla terennüm edeyim.

Munzu edla halikul ervahi ruhi fil cesed,

Narı ışkım derdılı suzan nihade ta ebed,

İsterim maksudumu senden ilahi kıl meded,

Da bi bınim ruye dilber be hicab u be neseb,

 

Rabbenağfir zenbe men nacake bilkalbis-selim,

Girdigara rahmi kun ber bendei pir u sakim,

Fazl u ihsanın diler biçare kulun Ya Kerim!

Da bifadla xu afuki “Şevkiyi” hani neseb.

                                   ( Sacidi) emir i neseb

 

Evet… Bizim bu günkü Ramazanımız 610’a ne kadar da benziyor. O’ Hira’da arayışta, Biz hanelerimizde… Zulmet kaplamıştı dünyayı, şimdi de dünyamızı. O’ da insanlık için arayıştaydı, şimdi de Ümmeti olarak bizler… O gece yalnızdı, sadece çift göz (tarih) tanık idi. Şimdi de bizler yalnızız, tarih bize tanıklık ediyor. Gelin O geceyi yeniden nur iniyormuş gibi hissederek yaşayalım... 610 Ramazan 27. gecesi açılan çiçekler bizimde gönlümüzde yeniden açsın. Yeniden şefkatle sarsın Cebrail bizi. Bizde sarılalım sımsıkı Emaneteyni Resule. Ötsün bülbüller yeniden seher vaktinde. Yeniden inşa edelim kendimizi, hanemizi, memleketimizi ve tüm insanlığı. Seher vakti, tanıklık etsin bize ve avuçlarımızdaki güllere… Âmin diyelim ecdat duasına, açalım sadrımızı Rahmana...

Günlerimiz Hayrola,                                      Kalplerimiz mesrûr, 

Hayırlar feth ola,                                           Ayıplarımız mestûr,

Şerler def ola,                                                Günahlarımız mağfûr,

   Gönüller şad u handân ola,                         Dünyamız mamûr

   Müşkilatlar hall u asân ola,                        Ahiretimiz mamûr

Hastalar şifayâb ola,                                                  Devletimiz payidar ola!

Dertliler devayâb ola,                                                Milletimiz selamet bula!

Borçlular edayâb ola,                                                İçimiz dşımız Pür nûr ola,                     

   Na murad olanlar ber-murâd ola                            Ahir ve akıbetimiz hayr ola,

   Na şad olanlar şad u handân ola,                           

Kadir Gecemiz Mübarek ola…

 

                                                                                                                           Sacit EMİRİ

                                                                                                          Van İl Müftü Yardımcısı

                                                                                                                      İpekyolu İlçe Müftü Vekili                

                                                         

                                                         

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yozgat'de Il Müftülüğünden Köylere Vaaz Ve Irşat
Yozgat'de Il Müftülüğünden Köylere Vaaz Ve Irşat
Sinop'ta Il Müftüsü Düzgüney’den Il Tarım Ve Orman Müdürüne Iadeyi Ziyaret
Sinop'ta Il Müftüsü Düzgüney’den Il Tarım Ve Orman...